Kahvaltı Kültürü Hangi Yüzyıl’da Başladı!

Of all delectable islands the Neverland is the snuggest and most compact, not large and sprawly, you know, with tedious distances between one adventure and another, but nicely crammed. When you play at it by day with the chairs and table-cloth, it is not in the least alarming, but in the two minutes before you go to sleep it becomes very real. That is why there are night-lights.

Günde üç öğün yemek yeme, modernleşme ve sanayileşme süreciyle hayatlarımıza girmiş olan bir alışkanlık. 19. Yüzyılın sonlarına doğru, Avrupa’da  sanayileşmenin başlamış olması nedeniyle çalışma saatleri uzadı ve şartları ağırlaştı. Öncesinde tüm dünyada günde iki öğün yemek yeniyordu; öğlen ve akşam. Öğlen yemeği, şimdikinden biraz daha erken bir saatte, akşam yemeği de 19:00 civarında yeniliyordu.

Hem Avrupa hem de Osmanlı’da öğlen yemeği öncesi kahve içme ve yanında ufak tefek bir şeyler atıştırma gibi bir alışkanlık mevcuttu. Zaten günün ilk kahvesinden önce yenilen öğün anlamındaki kahvaltı ismi de buradan geliyor.

20. yüzyıl başlarında sabah kahvaltısı kültürü yavaş yavaş oturmaya başlamıştı. 1920’lerde Avrupa’da tüm hükümetler kahvaltının önemini vurguluyor, güne iyi bir kahvaltıyla başlamanın performansı arttırdığını söylüyorlardı. Fakat 2. Dünya Savaşı başladığında kahvaltılık ürünleri bulmak bile başlı başına bir sorun haline geldi.

Bir Cevap Yazın